Kayıtlar

kırmızı başlıklı kız etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Araf

Resim
Sizi biraz sıkmaya geldim, zira sabahtan beri aynı şarkıyı dinlenebilecek her saniyedir dinliyor ve söylüyorum. Gün yarına dönmüşken benden yaratıcılık beklemek çok da mantıklı olmayacaktır sevgili dostlarım. Öncelikle bir şeyi aşağıda okuyacağınız kanıtla da ortaya koymak isterim. Ben, kırmızı başlıklı, hala partilere katılamamış olsam da, varım cidden gerçeğim. Her gerçek kız kadar hatalı, kalın kafalı, takıntılı, bilmeceli bulmacalı.. Kalbin işine bak yüzüne bakamaz Ağlar durur sen uyurken tanıdık mı? Tanımadıysak devam edelim; kendimi bildiğimden beri burnumun dikine giden ben, gidiyorum olduruyorum derken istekleri uğruna o koca burnu Michael Jackson ebatlarına getirip sonunda kaybetmiş bulunmaktayım. Oldururken öldürdüm bir şeyleri, birilerini, beni. Bihteri. (İçimdeki çocuğu da ben öldürdüm peder!) Yalnız olamayan böyle mi yapar dersen Anlarım. İyi de bu hiç aklıma gelmemişti ki. Kimse söylemedi kendi yolunda giderken şehirleri de köyleri de yanımdan gelenleri de...

Kısa

Her sigara son nefesle bitecek diye bir şey yoktu. Bazen paketten birini çeker bir öpücük kondurup küllükte unuturlardı. Nefes olmak isterken kül olurdu tekler. Bitince farkederdi tiryaki. Belki konuşurken, belki dalgınlıkla unuttuğu küle bakıp bi an üzülür, sonra bir tane daha öperdi.  Kül uçar, tiryaki kalırdı
Resim
 Hayatımdaki ilk karşıt görüşler bir şeyi istersem olup olmayacağına yönelikti. Ananem neriman bir şeyi çok istersem olacağını söylerken, babanem neriman bir şeyi çok istersem olmayacağını savunuyordu. Bana dua etmeyi, inanmayı öğretmiş bu iki insandan hangisine inanacağıma asla karar veremedim. Yaş oldu 25 ben hala bir şeyi isterken büyük bir ikilem içindeyim.   Buraya nereden mi geldim?   Kar yağsın istiyorum. O kar buz gibi düştükçe ısınacakmışım gibi geliyor. Çocukken görmek için bütün kış ettiğim dualar geliyor aklıma. İnsanın bakışları büyümüyor. Şimdi baksam beş yaşında ne göreceksem onu görücem biliyorum ve görürken o küçük kızın içine geri dönüyorum. Sonra tıpkı o küçük kız gibi kafam karışıyor, korkuyorum. Çok isteyince oluyor muydu? Olmuyor muydu yoksa?  Neyse. Hafif kırık hafif havadar bir şarkıyla sizleri baş başa bırakıyorum. Ayrıca çok isteyince oluyor diyenler NERİMAN1, yok olmaz diyenler NERİMAN2 yazıp kendi nerimanını destekleyeb...
    -Hadi kalk. Annen gelmeden pazara gidelim. Kadın işten gelecek sevinir biraz.   Sevinirdi de. Annesi küçük şeylerle mutlu olabilen bir kadındı. Kendisi ise en küçük şeyleri büyütebilecek bir ruh hali içinde en güzel miskinliğini giymiş, üşengeçliği ile birlikte on yıl öncesinin dizilerinden birini izliyordu. Neden daha önce izlediği şeyleri tekrar tekrar izlediğini soran komşulara babası; “Yeni senaryolara şaşırmaya bile üşenir çünkü benim kızım” diyordu.   Haksız sayılmazdı. Hatta tamamen haklıydı. Başkası tarafından yazılmış ve daha sonrasında kendisi tarafından öğrenilmiş sonlar ona kendini huzurlu hissettiriyordu.   27 yaşındaydı babasının evinde çocukken tepesine çıktığı koltuğun çiçekli minderinde sanki zaman hiç geçmemiş, yaşadığı hiç bir hikaye bitmemiş gibi oturmak istiyordu. Yaşadığı şeyleri hissettiklerini kimseyle paylaşmayan, mutsuzluğu paylaşmak konusunda da tıpkı mutluluğunu reklam etmek kadar bencil davranan biri olmuştu her za...