Kayıtlar

küçük etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Esin

  Bu sabah saat 8 de kalktım    Kırım tatarlarını aratmayacak çekiklik ve yumukluktaki gözlerimin açılabilmesi için her sabah olduğu gibi iki avuç terkos suyunu yüzüme vurmam şarttı.    Banyodan çıkarken kapının üzerindeki oyuntuda birikmiş tozları fark ettim. Annem haklıymış kapılar silinmeli dedim içimden.   Mutfağa gittim. Aromalarına göre ayrılmış kahvelerin arasından en dandiğini seçip demledim. Acı kahvenin kokusu burnumu yakıp ciğerlerime doldu. Tam o sırada ocağın üzerindeki salça lekesi çekti dikkatimi. Hemen ıslatılmalıydı. Kurursa ovala ovala çıkmazdı. Küçük esin bu sabah formundaydı.  -İçimdeki küçük esin arada sırada hortlayıp aklımı almasıyla meşhur bir anne prototipidir. -   Kahveyi içince enerjiye doyan beden ve gazı alan beyin sıkıntı içinde kendini banyoya attı. Temizlik malzemelerinin boy sırasına dizildiği kutudan yüzey temizleyici ve mikro-fiber bezi kaptığı gibi de kendini kapıları pırkalarken buldu. Beş kapı...

Yeni Yılın Kazandırdıkları

Resim
Kendimi bozmadığımı göstermek için her yeni yıldan önce tüm entelektüel birikimimi bir kenara bırakıp tombala oynarım. Bozuk paralar hazırlanır, numaraların altındaki çizginin varoluşu büyük bir ciddiyetle sorgulanır, numaraların duyulamaması gerekçesiyle sağa sola bağırılır, bilinen plaka numaralarıyla hava atılır ve numara kaçıranların sorunlarıyla sabır sınanır. Bildiğimiz tombala. O akşam da yılbaşına daha bir haftadan fazla olmasına ve gece otobüse binecek olmama rağmen, oyunu çok iyi okumam, bileklerimin yatkınlığı ve daha önceki senelerden geliştirdiğim stratejilerin de verdiği güvenle ikna oldum oynamaya. Bu numara da sürekli çıkıyor, şu numara küfür yiyor, önümdeki 5-10 kuruşlardan oluşan birikinti gel-git yapıyor derken oyun biter gibi oldu. Oyunu biraz önde bitirmemin getirdiği hakaretlerle, masadan kalkıp çantamı hazırladım. Her şeye rağmen beni otobüse bıraktılar. Ancak o zaman oyunu ne büyüklükte kazandığımı hesaplamak için bir fırsat bulabildim. Tamamı bozuk paralar...